Web tasarım ajansı seçerken nelere dikkat etmeli?
Portfolyoya bakmak yetmiyor; portfolyo işin en iyi gününü gösterir. Asıl ayrımı yapan sorular teslimden sonrasına dair olanlar. Sekiz soru ve cevapların ne anlama geldiği.
Web tasarım ajansı seçerken çoğu firma aynı şeyi yapıyor: üç yerden teklif alıyor, portfolyolara bakıyor, en makul fiyatı seçiyor. Bu yöntem kötü değil ama eksik — çünkü portfolyo işin en iyi gününü gösterir, fiyat da yalnızca ilk günü kapsar.
Aşağıdaki sekiz soruyu biz de müşterilerimizden duyuyoruz ve hepsine cevabımız var. Ama asıl mesele bizim cevabımız değil; cevapların ne anlama geldiğini bilmeniz.
Teslimden sonrasına dair dört soru
Cevaplar ne anlatır
Birinci soruya “panelden yaparsınız” cevabı geldiyse devam edin: hangi alanları değiştirebildiğinizi sorun. Bazı panellerde yalnızca blog yazısı girilir, fiyat ve ürün bilgisi koda gömülüdür.
Üçüncü sorunun ikinci yarısı en çok atlanan yerdir. Yedek almak kolaydır; yedekten dönebildiğini doğrulamak ayrı iştir. Denenmemiş yedek, yedek sayılmaz.
Dördüncü soruda “tabii ki yapıyoruz” cevabı yetmez. Yazılı mı, ücrete dahil mi, hangi sıklıkla? Sözleşmede yazmayan bakım, kimsenin işi değildir.
Sahiplik ve bağımlılığa dair üç soru
Doğru cevap “her şey sizde kalır” değil; doğru cevap net olandır. Bazı altyapılarda site olduğu gibi taşınır, bazılarında barındırma yazılımı kuran tarafta kalır. İkisi de meşru — ama hangisinde olduğunuzu teslim gününde değil, sözleşmeden önce bilmelisiniz.
Alan adı konusunda ise tek doğru cevap var: sizin adınıza kayıtlı olmalı. Diğer her şey değişse bile elinizde kalan tek şey odur. Alan adını kendi üzerine kaydeden bir ajans, teknik bir tercih değil bir kaldıraç kuruyor demektir.
Hangi altyapının size uygun olduğu ayrı bir konu; onu WordPress mi, özel yazılım mı? yazısında ayrıntılı anlattık.
Sekizinci soru: kim yazacak?
Çoğu teklifte tasarım ve kurulum fiyatlanır, metin “sizden gelecek” diye geçilir. Sonra proje, içerik beklediği için üç ay uzar. Kim yazacağını ve görselleri kimin hazırlayacağını baştan netleştirin; bu tek soru takvimin yarısını belirliyor.
Portfolyoya nasıl bakmalı
Güzel ekran görüntülerine değil, canlı adreslere bakın. Siteyi telefonunuzdan açın, bir alt sayfaya girin, formu doldurun. İki yıl önce yapılmış bir siteyi bugün açtığınızda hâlâ düzgün çalışıyorsa, o portfolyo görselinden daha fazlasını anlatır.
Referans aramaktan da çekinmeyin. Sorulacak soru “memnun musunuz?” değil: teslimden sonra bir şey isteyince ne kadar sürede dönüyorlar?
Cevabı hiçbir şey anlatmayan sorular
Bazı sorular kibar görünür ama ayrım yaratmaz, çünkü herkes aynı cevabı verir: “SEO uyumlu mu?”, “mobil uyumlu mu?”, “kaç günde biter?”. Bunların hepsine “evet” denir.
Bunları sormak yerine nasıl diye sorun: “mobil uyumlu” yerine “yaptığınız bir siteyi şu an telefonumdan açabilir miyim?”, “SEO uyumlu” yerine “bu işte sayfa başlıklarını ve adres yapısını kim kuruyor?”. Somut soru, somut cevap getirir.
Fiyat neyi anlatır, neyi anlatmaz
Üç teklif arasındaki fark genelde kalite farkı değil, kapsam farkıdır. Biri panel dahil fiyatlarken öbürü hariç tutmuştur; biri metin yazımını içerir, öbürü içermez. Teklifleri kıyaslamadan önce kapsamları aynı hizaya getirin, sonra rakama bakın.
En ucuz teklifin gizli maliyeti çoğu zaman zamandır: her küçük değişiklik için beklemek, her güncelleme için yazışmak. Bu maliyet faturada görünmez ama altı ay sonra sitenin neden eskidiğini açıklar.